• CHP'li Düzgün'den Dinçer'e süt sorusu

  • Astsubayların Sorunları Meclis Gündeminde

  • Suriye'li işbirlikçilere kredi kartı kıyağı


Hoşgeldiniz

CHP Tokat Milletvekili Dr.Orhan DÜZGÜN'ün Başbakan'a Soru Önergesi Okul Sütü Projesi


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

                   Aşağıda gerekçesi belirtilen sorularımın Başbakanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                   Saygılarımla.

Dr. Orhan DÜZGÜN

Tokat Milletvekili

                   Milli Eğitim Bakanlığı ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın projesi kapsamında okullara dağıtımına başlanan sütten içen çok sayıda öğrenci zehirlenerek hastaneye kaldırıldı. Yurt genelinde 02.05.2012 tarihinde başlatılan “okul sütü projesi” kapsamında dağıtılan sütlerden, Diyarbakır, Sivas, Adana, Konya, Edirne ve Kırıkkale’de ki bazı okullarda çok sayıda öğrenci zehirlenmiştir.

Soru 1: Ulusal boyutta düzenlenen “okul sütü projesi” nin ilk gününde sütten kaynaklanan bu zehirlenmeler nedeniyle çocuklarımızın sağlığının tehlikeye girmesinin sorumlusu ya da sorumluları kimlerdir? Bu kişiler hakkında yasal işlem yapmayı düşünüyor musunuz?

Soru 2: Çocuklarımızın zehirlenmesinin nedenleri nelerdir?

Soru 3: İlgili Bakanlıkların bu proje ile ilgili gerekli özeni ve önemi göstermemesi nedeniyle çocuklarımızın sağlığının tehlikeye girdiğini düşünüyor musunuz?



CHP TOKAT MİLLETVEKİLİ DR.ORHAN DÜZGÜN’ÜN 14 MAYIS ÇİFTÇİLER GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI

Türk çiftçisi üretiminin yanında, Türkiye’nin birlik ve beraberliğinin korunmasında, ülkenin kalkınmasında hep ön saflarda olmuştur. Ulu önder Atatürk’ün o veciz sözüyle “milletin efendisi” unvanına layık olmuştur; ancak, Türk çiftçisi, yıllardır emeğinin karşılığını gerektiği şekilde alamamış ve tarım sektörünün her kademesinde emeği olanların problemleri artarak günümüze kadar ulaşmıştır.

Ülkemizde toplumsal refahı sağlayacak, tüm faaliyet alanlarıyla ekonomik kalkınmamızın kaynağını oluşturan tarımın, devamlı ve kararlı şekilde doğru desteklenmesi zorunluluk haline gelmiştir. Unutulmamalıdır ki, köylümüzü göçe mecbur kılmaktan kurtararak, yerinde yani yaşadığı bölgede kalkındırmak, yerinde kentleştirmek en önemli hedeflerimiz olmalıdır.

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Gününde, nüfusumuzun % 46 sı tarım sektörüyle uğraşan ve istihdamı, üretimi, ihracatı çok ciddi manada Türkiye’nin omurgası olarak elinde tutan tarım sektörümüzü, yolsuzluklara giden, banka hortumlarına giden paraların onda 1’ini tarım sektörüne aktararak, iç ve dış Pazar olanaklarını göz önünde bulundurarak akılcı ürün planlaması, doğru destekleme metotları ile birlikte bilgi ve teknolojinin en verimli bir şekilde kullanımının sağlanması ile tarım sektörünü hak ettiği, layık olduğu yere getirmiş oluruz.

Bu önemli günde hükümete de çok önemli sorumluluklar düşmektedir. Unutulmamalıdır ki, artık çiftçimizin, köylümüzün dayanacak gücü kalmamıştır. Yıllardır süren ekonomik sıkıntılar, girdi maliyetlerindeki inanılmaz artışlar üreticimizi kendi toprağında üretemez hale getirmiştir. Üreten çiftçimiz de ürünün değerini alamamaktadır.

Tüm sorunlara rağmen özverili bir şekilde üretme çabası içerisinde çiftçimizin “14 Mayıs Dünya Çiftçiler Gününü “ candan kutluyor, her türlü sorunlarının çözümü için her platformda onların en yakın destekçisi ve savunucusu olduğumu bildirir, tüm çiftçilerimize saygılarımı sunarım.




CHP Tokat Milletvekili Dr.Orhan DÜZGÜN'ün TSK'da Tam Gün Yasasında mağdur olan Sağlık Personeli hakkında Kanun Teklifi

5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

Sağlık Personelini Etkileme ve Sağlık Hizmetini Kesintiye Uğratma

MADDE 1- 26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 1-(1) Sağlık hizmeti sunan tüm sağlık personeline, yapmış olduğu ya da yapmakta olduğu sağlık hizmeti nedeni ile sözlü veya fiili olarak hukuka aykırı bir şekilde baskı uygulayan kişi ya da kişilere iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Bu fiiller sonucunda sağlık hizmetleri kesintiye uğramışsa yukarıdaki fıkraya göre belirlenen ceza yarı oranında arttırılır.”

MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifim ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur.

Gereğini arz ederim.

Dr. Orhan Düzgün
Tokat Milletvekili

GENEL GEREKÇE

Türk Tabipleri Birliği’nin raporuna göre Türkiye genelinde doktorlar son 3 yılda 107 ayrı olayda şiddete maruz kaldı. Görevi başında yaklaşık 90 hekim dayak yedi, 6’sı bıçaklandı. Gaziantep’te yaşanan son olayla hastanede cinayet sayısı 2’ye çıktı. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet, 2009’da 23’ken, 2011’de 50’ye yükseldi.

Artan bu şiddet olayları nedeniyle, ülkemizin en önemli konularından biri sağlık personellerimize uygulanan şiddet olmuştur. Son zamanlarda sağlık personellerimize uygulanan şiddet olaylarının artışı nedeniyle sağlık personelimizin güvenliği ciddi anlamda tehlikededir. Toplumda yaşanan şiddet olaylarının dörtte biri sağlık alanında yaşanmaktadır. Türk Ceza Kanununda sağlık personeline uygulanan şiddetin farklı yargılanması için belirleyici maddelerin bulunmaması açısından sunulan kanun teklifinin önemi büyüktür.

Sağlık personeli ve sağlık hizmeti alan kişilerin arasındaki ilişkinin güven duyguları üzerinde temellenmesi gerekmektedir. Sağlık personeli ve hasta veya hasta yakınları aynı hedefi ve endişeleri taşımaktadır. Toplumun sağlığı için çalışan sağlık personelimiz şiddeti değil, saygı ve takdiri hak etmektedir. Can güvenliği olmadan can kurtarmak mümkün değildir. Tabip odalarının raporlarına göre sağlık personelinin en çok maruz kaldığı filler öldürme, yaralama, hakaret ve tehdittir. Bu saldırılar en fazla acil servislerde ve polikliniklerde vuku bulmaktadır. Bu saldırılardan sadece sağlık personeli değil diğer hastalara verilen sağlık hizmeti de olumsuz yönde etkilenmektedir. İnsan yaşamını doğrudan ilgilendiren sağlık hizmetleri sırasında, görev yapan sağlık personelinin alacağı karar ve yapacağı işlemler sırasında hiçbir baskı altında bulunmaması gerekmektedir. Sağlık hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülebilmesi için sağlık personelinin güvenli ve hukuksal anlamda korunan bir ortamda çalışması son derece önemlidir ve hasta haklarının korunması açısından da vazgeçilmezdir.

Bu nedenlerle, sağlık personeline sözlü ve fiili olarak baskı yapmak, her ne suretle olursa olsun hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs etmek fiillerini ceza yaptırımına bağlamak açısından sunulan kanun teklifiyle sağlık personelinin mesleki bağımsızlık ve güven içerisinde çalışması hukuksal koruma altına alınmaya çalışılmıştır.

Maddenin son fıkrasında ise ağırlaştırıcı nedene yer verilmiş, söz konusu fillerin “sağlık hizmetinin kesintiye uğraması” sonucunu doğurması halinde uygulanacak cezanın yarısı oranında arttırılacağı belirtilmiştir.



Basında Orhan Düzgün

Video

CHP Tokat Milletvekili Dr.Orhan DÜZGÜN Sağlık'ta Şiddet TBMM Konuşması

meclis-konusma-2